Araç değer kaybı davası nasıl açılır ? Yol gösterici olması açısından Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesine kısaca değinmek gerekecek olursa;
Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı:
Madde 97 – (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.)
Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.
Öncelikle ‘’ Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.’’ İfadesi uyarınca; kazanın kusursuz tarafının kazanın kusurlu tarafının sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunma zorunluluğu bulunmaktadır. Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 114.maddesinin 2.fıkrasında yer alan ‘’ (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.’’ hükmünün atfıyla; kazanın kusurlu tarafının sigorta şirketine yazılı başvuru zorunluluğu dava şartıdır.
Sık karşılaşılan ve sigorta şirketleri tarafından da genellikle istismar edilen ‘’Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde…’’ ifadesinde yer alan 15 günün ‘’parmak hesabı’’ olarak sayılması gerekir.
Yukarıda da bahsettiğimiz üzere zarar gören kişi tarafından kazanın kusurlu tarafının sigorta şirketine yapılacak yazılı başvurunun üzerinden 15 gün geçmesinin ardından seçenekler şu şekilde sıralanabilir: Sigorta şirketi başvuruya hiç cevap vermeyebilir yahut sigorta şirketinin başvuruya verdiği cevap başvurucu taraf olan zarar göreni maddi olarak tatmin etmeyebilir. Bu durumda ne yapılacaktır ?
Karayolları Trafik Kanunu’nun 97.maddesinin son cümlesinde yer alan ‘’zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.’’ İfadesinde 2 seçenek görünmektedir: Zarar gören taraf ya Asliye Ticaret Mahkemesi’nde (yahut Asliye Ticaret Mahkemesi olmayan yerlerde onların yerine Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakan Asliye Hukuk Mahkemelerinde) dava açacak ya da 5864 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuracaktır. Burada davanın açılacağı yetkili mahkeme; ya kazanın gerçekleştiği yer mahkemesidir, ya davalının ikamet ettiği yer mahkemesidir ya da zarar görenin yaşadığı yer mahkemesidir.